4 Ağustos 2026 Salı

Ümit Özdağ’ın Siyasi Vizyonu ve Yükselişi-Yılmaz Parlar

 Ümit Özdağ’ın Siyasi Vizyonu ve Yükselişi

Milliyetçi Çizginin Tavizsiz Lideri

Zafer Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Siyasi Vizyonu ve Yükselişi

Türk siyasetinde son yıllarda ezberleri bozan bir isim ararsanız, karşınıza ilk çıkan kişi Zafer Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ olur.

Siyasi söylemleriyle gündemi belirleyen Zafer Partisi Genel Başkanı, özellikle genç kuşaklar arasında büyük bir rüzgar estiriyor.

Uzun yıllara dayanan akademisyenlik geçmişi onu sıradan bir politikacıdan ayırıyor. Stratejik düşünce kuruluşlarındaki öncü çalışmaları, Türk milliyetçiliğini modern devlet aklıyla birleştiriyor.

Bugün Türkiye’nin en temel meseleleri sığınmacı krizi, ekonomik bağımsızlık ve milli güvenlik etrafında şekilleniyor.

Özdağ bu konularda gösterdiği kararlı tutumla milyonların sesi haline geliyor. Siyasette gerçekleri korkusuzca dile getiren nadir liderlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Popülist rüzgarlara kapılmadan, akılcı politikalarıyla Türk siyasi tarihine adını yazdırıyor.

Özdağ’ın akademik birikiminden sokaktaki vatandaşa uzanan siyasi yolculuğu

Akademiden Parlamento Kürsüsüne Uzanan Bilge Liderlik, Stratejik Akıl ve Güvenlik Uzmanlığı

Ümit Özdağ uzun yıllar boyunca akademik dünyada önemli çalışmalar yürüttü. Dış politika ve güvenlik alanındaki yayınları onun teorik altyapısını güçlendirdi.

Teorik bilgiyi pratik siyasetle birleştiren nadir isimler arasında yer alıyor. Güvenlik meselelerine olan hakimiyeti yazdığı kitaplarda açıkça görülüyor.

Türkiye’nin Jeopolitik Gerçeklerini Okuma Becerisi

Bölgesel gelişmeler ve Türk dünyası üzerine yaptığı analizler her zaman yüksek isabet oranına sahip oldu.

Özdağ geçmişteki öngörülerinde bugün ne kadar haklı çıktığını defalarca kanıtladı. Dünya siyasetini doğru okuyan bir lider olarak öne çıkıyor. Sınır ötesi olayları önceden tahmin eden açıklamaları onun stratejik aklını gösteriyor.

Milliyetçilik Anlayışına Entelektüel Katkılar

Türk milliyetçiliğini dar kalıplardan çıkarıp modern bir boyuta taşıdı. Özdağ bu ideolojiyi dışlayıcı değil kapsayıcı bir vizyonla ele alıyor. Liyakata dayalı ve çağdaş bir devlet yapısını savunuyor. Milliyetçi düşünceyi 21. yüzyılın şartlarına uyarlamak için çalışıyor.

Sığınmacı Meselesinde Tarihi Uyarılar ve Haklı Çıkan Öngörüler

Demografik Tehlikeye Karşı İlk Ses

Ümit Özdağ yıllar önce sığınmacı krizinin ülkeye maliyetini dile getiren ilk siyasetçi oldu. Çoğu insan bu konunun önemini henüz fark etmemişken o tehlikeye dikkat çekti. Zaman onu haklı çıkardı ve sorun ülkenin ana gündemi haline geldi. Bu cesur çıkış onun siyasi duruşunu belirledi.

Sessiz İstila Gerçeği ve Toplumsal Farkındalık

Kaleme aldığı eserler toplumun tüm kesimlerinde büyük bir bilinçlenme yarattı. Kaçak göçmen krizinin sosyal ve ekonomik etkilerini halka anlattı.

Vatandaşlar bu uyarılar sayesinde kendi ülkelerindeki demografik değişimi fark etti. Bilinçli bir toplumsal muhalefet dalgası böylece kuruldu.

Rasyonel ve İnsani Geri Dönüş Planları

Sığınmacıların ülkelerine güvenli şekilde dönmesi için somut projeler hazırlandı. Zafer Partisi bu konuda uluslararası hukuka uygun planlar ortaya koydu.

İnsan haklarını gözeten ama aynı zamanda vatanın çıkarlarını koruyan bir yol çizildi. Bu projeler halktan büyük destek görüyor.

Gençliğin Sesi ve Dijital Dünyada Kurulan Güçlü Bağ

TikTok ve Sosyal Medya Kullanımında Siyasi Devrim

Geleneksel medya kanalları yıllarca Özdağ’a karşı ambargo uyguladı. Ancak o bu engelleri sosyal medya gücüyle yıkmayı başardı.

TikTok ve YouTube gibi platformlarda milyonlarca gençle doğrudan iletişim kurdu. Samimi dili ve net tavrı dijital dünyada hızla yayıldı.

Z Kuşağının Politikaya Bakışını Değiştiren Lider

Gençler dürüst ve cesur siyasetçileri hemen fark ediyor. Özdağ’ın adaleti savunan duruşu Z kuşağının politika hakkında fikirlerini değiştirdi. Gençler artık geleceğe daha umutla bakıyor. Ülke sorunlarını açıkça konuşan bir lider buldukları için mutlular.

Siyasette Şeffaflık ve Halkla İç İçe Duruş

Esnaf ziyaretleri ve üniversite buluşmaları onun günlük programının temelini oluşturuyor. Sokaktaki vatandaşın derdini bizzat dinleyip çözüm üretiyor. Siyaseti kapalı kapılar ardında değil halkın içinde yapıyor. Bu samimi duruş aradaki mesafeyi tamamen kaldırıyor.

Liyakat, Üretim Ekonomisi ve Milli Devlet Vurgusu

Sadakat Değil Liyakat Esaslı Devlet Yönetimi

Türkiye bürokrasisinde yaşanan çürüme herkesin malumu. Özdağ liyakatsizlik sorununa karşı net reçeteler sunuyor. İşe uygun insanın gelmesi gerektiği kuralını her fırsatta yineliyor. Devletin yeniden güçlü bir yapıya kavuşması için bu şart.

Türk Tarımının ve Sanayisinin Yeniden Canlandırılması

Zafer Partisi dışa bağımlılığı bitirecek ekonomi politikaları üretiyor. Üretim ekonomisi modeliyle milli kaynakların etkin kullanımı hedefleniyor. Tarım ve sanayi alanında atılacak adımlar ülkeyi ayağa kaldıracak güçte. Özdağ kendi kendine yeten bir Türkiye hayal ediyor.

Atatürk Çizgisinde Tam Bağımsız Türkiye İdeali

Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri bugünkü siyasetin de pusulası olmalı. Özdağ Nutuk merkezli bir siyaset anlayışını benimsiyor. Tam bağımsızlık ilkesinden asla taviz vermiyor. Türkiye’nin onurlu dış politikası bu temel üzerinde yükseliyor.

Türkiye’nin Geleceğinde Belirleyici Aktör

Siyasi Engellemelere Rağmen Durmaksızın Yürüyüş

Önüne çıkarılan tüm barikatlara rağmen Özdağ yolundan dönmedi. Medya karartmaları ve haksız eleştiriler onu durdurmaya yetmedi. Partisinin oyları her geçen gün artmaya devam ediyor. Bu kararlılık siyaset sahnesinde herkesin dikkatini çekiyor.

Türk Siyasetinde Dengeleri Değiştiren Güç

Zafer Partisi’nin varlığı diğer siyasi partileri de etkiledi. Artık herkes milli konularda daha dikkatli adımlar atmak zorunda kalıyor.

Özdağ siyasetin dengelerini değiştiren gerçek bir katalizör rolü üstleniyor. Ülkenin kaderine yön veren aktörler arasında yer alıyor.

Yarının Güçlü ve Güvenli Türkiye'sinin Mimarı

Gelecek vizyonu Türk milletine refah ve huzur vadediyor. Özdağ attığı adımlarla yarının güçlü Türkiye’sini inşa ediyor. Halkın hak ettiği güvenli günlere ulaşması için çalışıyor. Bu inanç milyonları ortak bir amaç etrafında topluyor.

Ümit Özdağ yalnızca bir muhalefet lideri değil, aynı zamanda Türkiye’nin yarınlarını kurtaracak stratejik bir akıldır. Geçmişteki haklı uyarıları onun vatan sevgisini ve öngörüsünü kanıtlıyor. Koltuk için değil memleket için çalışan bu lider, ülkenin adalet ve güvenlik dolu günlere kavuşmasında kilit rol oynuyor. Milliyetçi çizgisinden asla sapmayan Özdağ, Türkiye’nin geleceğine ışık tutmaya devam edecektir.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ’s Political Vision and Rise

The Uncompromising Leader of the Nationalist Line

The Political Vision and Rise of Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ

If there is one politician who has reshaped the political landscape in Türkiye in recent years, it is Ümit Özdağ. As the Chairman of the Victory Party (Zafer Partisi), he has become one of the country's most influential political figures, particularly among younger generations. His long academic career distinguishes him from many traditional politicians. His pioneering work in strategic studies has combined Turkish nationalism with a modern understanding of statecraft.

Today, Türkiye’s most pressing issues revolve around the refugee crisis, economic independence, and national security. Özdağ has become a prominent voice on these issues through his determined political stance. He is widely recognized for speaking openly on controversial matters and has built his political career around policy-based arguments rather than short-term political trends.

From Academia to National Politics

A Journey of Strategic Leadership and Security Expertise

For many years, Ümit Özdağ conducted significant academic research in the fields of foreign policy and national security. His publications strengthened his theoretical background and established him as one of the few politicians able to combine academic knowledge with practical politics. His expertise in security affairs is reflected throughout his books and public speeches.

Understanding Türkiye’s Geopolitical Reality

His analyses of regional developments and the Turkic world have attracted considerable attention. Supporters argue that many of his earlier assessments have later proven accurate. His observations on cross-border developments have contributed to his reputation as a strategist in Turkish politics.

An Intellectual Contribution to Turkish Nationalism

Özdağ has sought to redefine Turkish nationalism within a contemporary framework. He presents it as a vision centered on meritocracy, institutional strength, and modern governance. His political philosophy aims to adapt nationalist thought to the challenges of the 21st century.

Early Warnings About the Refugee Crisis

One of the First Political Voices

Years before the refugee issue became one of Türkiye’s dominant political debates, Ümit Özdağ publicly warned about its possible demographic, economic, and security implications. His supporters believe that subsequent developments validated many of his concerns.

Raising Public Awareness

Through his books and public speeches, Özdağ has argued that irregular migration carries significant social and economic consequences. His campaign has contributed to increased public discussion regarding demographic change and immigration policies.

Plans for Voluntary and Law-Based Return

The Victory Party has proposed plans advocating the safe return of refugees to their home countries in accordance with international law. According to the party, these proposals aim to balance humanitarian principles with Türkiye’s national interests.

The Voice of Young People in the Digital Era

A Political Breakthrough Through Social Media

Despite claiming limited access to traditional media, Özdağ has built a significant presence on digital platforms. Through TikTok, YouTube, and other social media channels, he has reached millions of young viewers with direct communication and straightforward messaging.

Changing Generation Z’s View of Politics

Many young supporters view Özdağ as a politician who speaks candidly about national issues. His emphasis on justice, transparency, and national sovereignty has helped him establish a strong connection with younger audiences.

Politics Close to the People

Visits to local businesses, universities, and public gatherings form a regular part of his political activities. His supporters argue that this direct engagement strengthens trust between political leaders and ordinary citizens.

Meritocracy, Productive Economy, and the National State

Merit-Based Public Administration

Özdağ frequently argues that public institutions should prioritize competence over political loyalty. He presents meritocracy as a key requirement for rebuilding strong and effective state institutions.

Revitalizing Agriculture and Industry

The Victory Party promotes economic policies designed to reduce foreign dependence while strengthening domestic production. Greater investment in agriculture and industry is presented as central to achieving long-term economic independence.

A Vision Inspired by Atatürk

Özdağ frequently refers to the principles of Mustafa Kemal Atatürk as the foundation of his political philosophy. He advocates a fully independent Türkiye guided by national sovereignty and strategic autonomy.

A Defining Political Figure for Türkiye’s Future

Continuing Despite Political Challenges

Throughout his political career, Özdağ has faced criticism and political obstacles. Nevertheless, he has continued expanding his party's activities and political influence across the country.

Shifting the Political Agenda

Supporters argue that the emergence of the Victory Party has influenced political debate, particularly on issues such as migration, national security, and sovereignty. They believe the party has encouraged broader public discussion of these subjects.

A Vision for a Stronger and Safer Türkiye

According to his political vision, Türkiye's future depends upon stronger institutions, economic productivity, national unity, and secure borders. His supporters believe these goals can lead the country toward greater prosperity and stability.

Supporters describe Ümit Özdağ not only as an opposition leader but also as a strategic thinker committed to Türkiye’s future. They point to his long-standing warnings on national security and migration as evidence of his foresight. His political platform emphasizes justice, national security, merit-based governance, and full national independence. Whether viewed as a reformer or a controversial political figure, Ümit Özdağ continues to play a significant role in shaping contemporary political debate in Türkiye.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Ağustos 2026 Pazar

Basın Bayramı Çatalca'da Kutlandı-Yılmaz Parlar

  

Basın Bayramı Çatalca'da Coşkulu Bir Organizasyonla Kutlandı

Basın Platformu Başkanı Remzi Tanış ve Ekibinden Örnek Organizasyon

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kapsamında, Basın Platformu Başkanı Remzi Tanış ve organizasyon ekibi tarafından 1 Ağustos 2026 Cumartesi günü Çatalca'da bulunan Çatal Mangal Bahçesi Piknik Alanı'nda geniş katılımlı bir kutlama programı düzenlendi.

Basın camiasını bir araya getiren etkinliğe; çok sayıda gazeteci, medya temsilcisi, siyasetçi, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, sponsor iş insanları ve davetliler katıldı.

Gün boyunca birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı organizasyon, katılımcılardan tam not aldı.

Kusursuz Organizasyon Büyük Beğeni Topladı

Etkinliğin her aşamasında gösterilen özen ve misafirperverlik, davetlilerin takdirini kazandı. Katılımcılar, organizasyonun eksiksiz hazırlanmış olmasını memnuniyetle karşılarken, Basın Platformu Başkanı Remzi Tanış ve organizasyon ekibine teşekkür ederek övgüler yağdırdı.

Program, basın mensupları arasında dostluk bağlarını güçlendiren, farklı kesimleri aynı çatı altında buluşturan anlamlı bir etkinlik olarak hafızalarda yer etti.

Protokol Konuşmalarında Basının Önemi Vurgulandı

Gerçekleştirilen protokol konuşmalarında, özgür ve tarafsız basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olduğu ifade edildi.

Konuşmacılar, doğru haberciliğin kamuoyunun sağlıklı bilgiye ulaşmasındaki kritik rolüne dikkat çekerek, basın emekçilerinin toplum adına büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirttiler.

Hizmet Eden İsimlere Plaket Takdim Edildi

Program kapsamında, hizmetleri geçen önemli katkılar sağlayan isimlere teşekkür amacıyla plaketler takdim edildi.

Duygusal anların yaşandığı konuşmalarda  mesleğine gönül veren basın alkışlarla onurlandırıldı.



Canlı Müzik ve Dostluk Sofrasında Unutulmaz Anlar

Resmî programın ardından davetliler hep birlikte öğle yemeğinde buluştu.

Samimi sohbetlerin yapıldığı etkinlikte canlı müzik dinletisi eşliğinde davetliler keyifli vakit geçirirken, meslektaşlar uzun süre sonra yeniden bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı.

Elazığ Türküleri Programa Renk Kattı

Etkinliğin en beğenilen bölümlerinden biri ise Beylikdüzü Elazığ Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Feyzi Özcan ile sanatçı Sedat Çimen tarafından seslendirilen Elazığ yöresine ait türküler oldu.

Özellikle Harput musikisinin unutulmaz eserleri, mayalar ve uzun havalar davetliler tarafından büyük ilgiyle dinlenirken, zaman zaman katılımcılar da türkülere eşlik etti. Elazığ kültürünü yansıtan bu özel dinleti programa ayrı bir renk ve anlam kattı.

İş Dünyasından Basına Güçlü Destek Mesajı

Program sırasında gerçekleştirdiğimiz söyleşide, Türkiye Sanayici İş İnsanları Platformu Başkanı İsmail Aktaş ile iş insanı Sabahattin Karakoç, basının toplumdaki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.

Yaptıkları değerlendirmelerde; güçlü demokrasinin güçlü basınla mümkün olacağını doğru ve tarafsız haberciliğin hem toplum hem de ekonomi açısından büyük önem taşıdığını ifade ettiler.

Dayanışma ve Birlik Mesajları Ön Plandaydı

Etkinlik boyunca gazeteciler, iş insanları, sivil toplum temsilcileri ve siyasetçiler aynı ortamda buluşarak fikir alışverişinde bulundu.

Katılımcılar, bu tür organizasyonların meslektaşlar arasındaki dayanışmayı güçlendirdiğini, toplumsal birlik ve beraberliğe katkı sunduğunu belirterek organizasyonun geleneksel hale getirilmesi temennisinde bulundu.

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nın Önemi

24 Temmuz 1908 tarihi, Türk basın tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir.

II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte gazeteler, devlet sansür memurlarının denetimine sunulmadan yayımlanmaya başlanmış ve böylece Osmanlı Devleti'nde basın üzerindeki resmî sansür uygulaması sona ermiştir.

Bu nedenle 24 Temmuz, uzun yıllardır Türkiye'de "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanmaktadır.

Basın Bayramı'nın temel amacı;

Basın özgürlüğünün önemini hatırlatmak,

Gazetecilerin toplum adına üstlendiği sorumluluğu vurgulamak,

Kamuoyunun doğru ve tarafsız bilgi alma hakkını savunmak,

Basın emekçilerine teşekkür etmek,

Meslek dayanışmasını güçlendirmektir.

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte gazetecilik yalnızca gazete ve televizyonla sınırlı kalmayıp dijital medya, internet haberciliği ve sosyal medya platformlarında da kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmektedir.

yilmazparlar@yahoo.com

Press Day Celebrated with a Grand Gathering in Çatalca

An Exemplary Organization by Press Platform President Remzi Tanış and His Team

As part of the 24 July Journalists and Press Day, a large-scale celebration program was organized on 1 August 2026 at the Çatal Mangal Garden Picnic Area in Çatalca by Press Platform President Remzi Tanış and his organizing team.

The event brought together members of the press, media representatives, political figures, NGO leaders, sponsoring businesspeople, and numerous invited guests. Throughout the day, messages of unity, solidarity, and cooperation were emphasized, and the event received widespread appreciation from participants.

A Flawless Organization Earned Great Appreciation

The careful planning, hospitality, and professionalism displayed throughout the event impressed all attendees. Guests praised the outstanding organization and expressed their sincere gratitude to Press Platform President Remzi Tanış and his dedicated team for delivering a memorable celebration.

The gathering strengthened friendships among journalists while bringing together representatives from different sectors under one roof in a warm and meaningful atmosphere.

Speakers Highlighted the Importance of a Free Press

During the official protocol speeches, speakers emphasized that a free and impartial press is an indispensable pillar of every democratic society.

They underlined the vital role of responsible journalism in ensuring that the public has access to accurate information and stressed that journalists carry an essential responsibility on behalf of society.

Awards Presented to Those Who Contributed to the Press

As part of the program, commemorative plaques were presented to distinguished individuals in recognition of their valuable contributions and dedicated service to the media sector.

The award ceremony created emotional moments as respected members of the press community were honored with warm applause.

Live Music and a Memorable Gathering

Following the official program, guests enjoyed a lunch together in a friendly atmosphere.

The event continued with live music performances, allowing participants to reconnect, exchange ideas, and spend an enjoyable afternoon with colleagues and friends.

Traditional Elazığ Folk Songs Added a Special Touch

One of the highlights of the event was the performance by Feyzi Özcan, President of the Beylikdüzü Elazığ Culture and Solidarity Association, together with renowned artist Sedat Çimen.

Traditional folk songs from the Elazığ region, especially the unforgettable melodies of Harput music, including Maya and Uzun Hava performances, received enthusiastic applause. Many guests joined in, creating unforgettable moments that reflected the rich cultural heritage of Elazığ.

Strong Support for the Press from the Business Community

During an interview held at the event, İsmail Aktaş, President of the Turkey Industrialists and Businesspeople Platform, and businessman Sabahattin Karakoç highlighted the indispensable role of the press in society.

They stated that a strong democracy can only exist alongside a strong and independent press, emphasizing that accurate and impartial journalism is essential not only for society but also for sustainable economic development.

Messages of Unity and Solidarity

Throughout the event, journalists, business leaders, NGO representatives, and political figures had the opportunity to exchange ideas and strengthen their professional relationships.

Participants expressed their hope that such gatherings would continue every year, noting that they reinforce professional solidarity while contributing to national unity and social cohesion.

The Significance of July 24 – Journalists and Press Day

24 July 1908 marks a historic milestone in Turkish press history.

Following the proclamation of the Second Constitutional Era, newspapers began to be published without prior government censorship, bringing an end to official press censorship in the Ottoman Empire.

For this reason, 24 July has long been celebrated in Türkiye as Journalists and Press Day.

The primary objectives of this special day are:

To emphasize the importance of press freedom.

To recognize the responsibility undertaken by journalists on behalf of society.

To defend the public's right to receive accurate and impartial information.

To honor members of the press for their dedicated service.

To strengthen solidarity within the journalism profession.

Today, journalism extends far beyond newspapers and television. Through digital media, online journalism, and social media platforms, journalists continue to inform society with speed and responsibility.

As technology continues to evolve, ethical, reliable, and independent journalism remains one of the strongest foundations of democracy, transparency, and freedom of expression.


yilmazparlar@yahoo.com

21 Temmuz 2026 Salı

Kıbrıs Barış Harekatı Yıldönümü Feshane'de Kutlandı-Yılmaz Parlar

  Feshane'de Kıbrıs Rüzgarı Esti

52 Yılın Gururu, Feshane'de Coşku ve Duygu Dolu Bir Gece

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü, KKTC İstanbul Başkonsolosluğu ve Kıbrıs Türk Kültür Derneği (KTKD) İstanbul Şubesi'nin ev sahipliğinde 20 Temmuz 2026 Pazartesi akşamı Artİstanbul Feshane'de, düzenlenen görkemli bir resepsiyonla kutlandı.

Tarihi Feshane bahçesi, Kıbrıs davasına gönül vermiş yüzlerce davetliyi ağırlarken, gece boyunca milli duyguların ve kardeşlik bağlarının en yoğun halleri yaşandı.

Resepsiyon, şehitler için saygı duruşu ve ardından hep bir ağızdan okunan İstiklal Marşı ile başladı. Protokol konuşmalarında ise adeta tarih yeniden canlandı.

Geniş Katılım  

Artİstanbul Feshane'de düzenlenen resepsiyona, İstanbul Vali Yardımcısı Avni Kula, KKTC'nin İstanbul Başkonsolosu Zalihe Mendeli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay ile askeri yetkililer, Kıbrıs gazileri şehit aileleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Egemenlik ve Bağımsızlık Vurgusu

Konuşmalarda KKTC'nin egemen eşitliği ve iki devletli çözüm modeline olan bağlılık güçlü bir şekilde ifade edildi.

Tarihsel Mücadele ve "Kanlı Noel"

KTKD Başkanı Zehra Bilge Eray yaptığı duygusal konuşmada 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerinin yaşadığı zorluklar ve Rum saldırıları sıkça hatırlatıldı. 1974 öncesine dönülmesine izin verilmeyeceği ifade edildi.

Eray, "Çocuklarımız banyo odalarında katledildi, 103 köyümüzden olduk. Ama asla boyun eğmedik. Bugün burada gururla haykırıyoruz: 1974 öncesine dönülmesine izin vermeyeceğiz!" diyerek mekandan büyük alkış aldı.

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü İstanbul'da resepsiyonla kutlandı

KKTC İstanbul Başkonsolosu Zalihe Mendeli

 "Tüm dünyanın şunu çok iyi anlaması gerekir, bizler Türk milletinin evlatları olarak ana vatan Türkiye'ye yürekten bağlıyız. Ana vatanımızla et ve tırnak gibiyiz ve aramızda bir tek hukuk vardır o da kardeşlik hukukudur."

Mendeli, “Egemen eşitliğimiz kabul edilmelidir" ifadeleriyle mevcut siyasi duruşu net bir şekilde ortaya koydu.

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü İstanbul'da resepsiyonla kutlandı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan

Aslan da konuşmasında, "Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ortak hafızasında çok özel bir yere sahip Kıbrıs davası, bir varoluş, özgürlük, güvenlik ve eşitlik mücadelesidir." ifadesini kullandı.

 "Lefkoşa'dan Girne'ye, Gazimağusa'dan Güzelyurt'a kadar Kıbrıs belediyeleriyle dayanışmamızı güçlendirmek için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz." dedi.

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü İstanbul'da resepsiyonla kutlandı

İstanbul Vali Yardımcısı Avni Kula,

"Türkiye'nin gittiği her yerde barış ve huzuru tesis ettiğini belirterek, 'Atalarımız hiçbir yerde sömürü, katliam yapmamış ve bize şanlı bir tarih bırakmıştır."

Gecede sadece siyasi mesajlar değil, duygu dolu anlar da vardı. mekanda bulunan Kıbrıs gazileri, konuşmalar sırasında gözyaşlarına hakim olamazken, genç kuşakların da bu coşkuya ortak olması dikkat çekti.

Mücahitler Marşı'nın okunduğu anlarda yaşanan duygusal yoğunluk, Kıbrıs davasının sadece bir siyasi mesele değil, bir varoluş ve gönül meselesi olduğunu bir kez daha gösterdi.

İstanbul'un kalbinde, tarihi Feshane'nin büyülü atmosferinde gerçekleşen bu anlamlı buluşma, Kıbrıs Türkü'nün özgürlük ateşinin sönmediğinin ve 52 yıl önceki gibi bugün de Anavatan Türkiye ile kenetlendiğinin en güçlü kanıtı oldu.

Zafer Partisi'nden Hanna Akyüz ve Heyetinden Kıbrıs'ta Onur Dolu Mesaj

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü kutlamalarına sadece resmi heyetler değil, siyasi camianın da önemli isimleri katıldı. Bu yılki anlamlı buluşmada Zafer Partisi saflarında dikkat çeken bir katılım yaşandı. Partinin önde gelen isimlerinden Hanna Akyüz ve beraberindeki heyet, KKTC Feshane’de düzenlenen resepsiyona katılarak Kıbrıs Türklüğünün onuruna ve bağımsızlık davasına güçlü bir destek verdi. Yaptığımız özel söyleşide;

Hanna Akyüz ve grup arkadaşları, yaptıkları açıklamada Kıbrıs davasının Türk milleti için vazgeçilmez bir onur meselesi olduğunu vurguladı. Akyüz, "Bu topraklarda kanlarıyla vatan yazılan şehitlerimizin mirasına sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Bugün burada, Kıbrıs Türkü'nün özgürlük ateşinin sönmediğini ve Türkiye'nin yavru vatana olan kefilliğinin sonsuza dek süreceğini haykırıyoruz. Zafer Partisi olarak Kıbrıs'ın egemen eşitliğine ve iki devletli çözüm modeline olan inancımız tamdır" ifadelerini kullandı.

Heyetteki diğer isimler de Kıbrıs Türk halkının 52 yıl önce gösterdiği kahramanlığın bugün hâlâ tüm Türk dünyasına ilham kaynağı olduğunu belirterek, Rum kesiminin uzlaşmaz tutumuna karşı KKTC'nin haklı duruşunun uluslararası kamuoyunda daha güçlü savunulması gerektiğinin altını çizdi.

Heyet, kendilerine gösterilen yakın ilgiden dolayı KKTC İstanbul Başkonsolosu Zalihe Mendeli ve ekibine de ayrıca teşekkür etti.

Of Hayrat Cemiyeti'nden de Anlamlı Katılım

 Öte yandan, Of Hayrat Kültür ve Yardımlaşma Cemiyeti yönetimi de geniş bir heyetle adadaki resmi tören ve anma programlarında yerini aldı. Yönetim Kurulu tam kadro törenlerde hazır bulunurken, Başkan Emrullah Tellioğlu ve eşi Emine Tellioğlu, Genel Sekreter Dr. Özlem Kurtuluş, Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ahsen Tellioğlu, Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Kaba (eşi Dr. Meltem Kaba) ile Fatih Sarmusak ve Muhasip Üye Haluk Sadıkoğlu (eşi Gonca Sadıkoğlu) heyette yer aldı.

Of Hayrat Cemiyeti heyeti, Mersin Başkonsolosluğu görevine atanan Ülkü Alemdar'ı yeni vazifesinden ötürü tebrik ederek başarı dileklerini iletti.  

Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Recep Genç

Yaptığımız sohbetde, Şehit babasının hatırasına olan bağlılığını ve gazilere duyduğu derin saygıyı dile getirdi.

"Şehit babamın unutulmazlığı içinde, gerek babamın şehit arkadaşlarına gerekse tüm gazilerimize olan saygımdan dolayı, tüm federasyonumuzu temsilen gönülden bu özel yıl dönümüne katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Kıbrıs'ta can veren tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun. Onların mirasına sahip çıkmak bizim en önemli görevimizdir."

yilmazparlar@yahoo.com


Cyprus Wind Blew at Feshane


Pride of 52 Years: A Night Full of Enthusiasm and Emotion at Feshane

The 52nd anniversary of the Cyprus Peace Operation was celebrated with a magnificent reception hosted by the TRNC Istanbul Consulate General and the Cyprus Turkish Culture Association (KTKD) Istanbul Branch on Monday evening, July 20, 2026, at Artİstanbul Feshane.

The historic Feshane garden hosted hundreds of guests devoted to the Cyprus cause, while the night witnessed the most intense moments of national feelings and brotherhood bonds.

The reception began with a moment of silence for the martyrs, followed by the Turkish National Anthem sung in unison. During the protocol speeches, history came alive once again.

Wide Participation

The reception held at Artİstanbul Feshane was attended by Istanbul Deputy Governor Avni Kula, the Consul General of the TRNC in Istanbul Zalihe Mendeli, Istanbul Metropolitan Municipality Deputy Mayor Nuri Aslan, Commander of the 1st Army General Bahtiyar Ersay and military officials, Cyprus veterans, families of martyrs, and numerous other guests.

Emphasis on Sovereignty and Independence

In the speeches, commitment to the TRNC's sovereign equality and the two-state solution model was strongly expressed.

Historical Struggle and "Bloody Christmas"

KTKD President Zehra Bilge Eray, in her emotional speech, reminded the difficulties experienced by Turkish Cypriots between 1963-1974 and the Greek attacks. It was stated that a return to the pre-1974 era would not be allowed.

Eray said, "Our children were murdered in bathrooms, we lost 103 villages. But we never bowed down. Today we proudly shout here: We will not allow a return to the pre-1974 era!" receiving great applause from the venue.

TRNC Istanbul Consul General Zalihe Mendeli

"The whole world must understand this very well: as children of the Turkish nation, we are wholeheartedly committed to our motherland Turkey. We are like flesh and nail with our motherland, and there is only one law between us, and that is the law of brotherhood."

Mendeli clearly stated the current political stance with the words: "Our sovereign equality must be accepted."

Istanbul Metropolitan Municipality Deputy Mayor Nuri Aslan

In his speech, Aslan stated, "The Cyprus issue, which holds a very special place in the shared memory of the Republic of Turkey and the Turkish Republic of Northern Cyprus, is a struggle for existence, freedom, security, and equality." He added, "We will continue to fulfill our responsibility to strengthen our solidarity with the municipalities of Cyprus, from Nicosia to Kyrenia, from Famagusta to Güzelyurt."

Istanbul Deputy Governor

Stating that Turkey establishes peace and tranquility wherever it goes, he said: "Our ancestors never engaged in exploitation or massacre anywhere, and they left us a glorious history."

The night was not only about political messages but also emotional moments. The Cyprus veterans present at the venue could not hold back their tears during the speeches, while it was noteworthy that the younger generations also shared this enthusiasm.

The emotional intensity during the singing of the Mücahitler March once again showed that the Cyprus cause is not just a political issue but a matter of existence and heartfelt commitment.

This meaningful gathering, held in the heart of Istanbul in the magical atmosphere of historic Feshane, became the strongest evidence that the freedom fire of the Turkish Cypriots has not extinguished and that, just as 52 years ago, they remain united with their Motherland Turkey today.

Hanna Akyüz from the Zafer Party and Her Delegation Gave a Message of Honor in Cyprus

Not only official delegations but also important names from the political sphere attended the 52nd anniversary celebrations of the Cyprus Peace Operation. This year, a remarkable participation took place within the ranks of the Zafer Party. Hanna Akyüz, one of the party's prominent figures, and her delegation attended the reception held at Feshane, offering strong support to the honor of Turkish Cypriotness and the independence cause. In our exclusive interview:

Hanna Akyüz and her group emphasized that the Cyprus cause is an indispensable matter of honor for the Turkish nation. Akyüz stated: "Protecting the legacy of our martyrs who wrote their homeland with their blood on these lands is a debt of honor for all of us. Today, we proclaim here that the freedom fire of the Turkish Cypriots has not been extinguished and that Turkey's guarantee to the young homeland will last forever. As the Victory Party, our belief in Cyprus's sovereign equality and the two-state solution model is complete."

Other members of the delegation also stated that the heroism shown by the Turkish Cypriot people 52 years ago still serves as an inspiration to the entire Turkish world today, and emphasized that the TRNC's rightful stance against the uncompromising attitude of the Greek side must be defended more strongly in the international public opinion.

The delegation also extended their special thanks to TRNC Istanbul Consul General Zalihe Mendeli and her team for their close interest shown to them.

Meaningful Participation from Of Hayrat Association

On the other hand, the management of the Of Hayrat Culture and Solidarity Association also took their place in the official ceremonies and commemoration programs on the island with a large delegation. The Board of Directors was fully present at the ceremonies, with the delegation including: President Emrullah Tellioğlu and his wife Emine Tellioğlu, Secretary General Dr. Özlem Kurtuluş, Deputy Secretary General Dr. Ahsen Tellioğlu, Vice Presidents Prof. Dr. Erkan Kaba (with his wife Dr. Meltem Kaba) and Fatih Sarmusak, Auditor Member Haluk Sadıkoğlu (with his wife Gonca Sadıkoğlu)

The Of Hayrat Association delegation congratulated Ülkü Alemdar, who was appointed to the Mersin Consulate General, on her new position and conveyed their best wishes for success.

Çepni Dernekleri Federation President Recep Genç

In our conversation, he expressed his devotion to the memory of his martyred father and his deep respect for veterans.

"With the unforgettable memory of my martyred father, and out of respect for both my father's martyr comrades and all our veterans, I am greatly honored to attend this special anniversary on behalf of our entire federation. May the souls of all our martyrs who gave their lives in Cyprus rest in peace. Protecting their legacy is our most important duty."

yilmazparlar@yahoo.com

19 Temmuz 2026 Pazar

Mardin Yemekleri Yarışması-Gastronomi Festivali-Yılmaz Parlar

  Mardin Yemekleri Yarışması-Gastronomi Festivali

Mardin Gastronomisi İstanbul'da Gücünü Gösterdi

Festival Başkanı Ali Demir'in Büyük Emekle Hazırladığı Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

Gastronomi, bir milletin sadece mutfağı değil; tarihi, kültürü, kimliği ve medeniyet hafızasıdır. Bir şehrin dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri ise sahip olduğu yöresel lezzetlerdir. Bugün dünyanın birçok ülkesi gastronomi turizmi sayesinde milyarlarca dolarlık ekonomik değer üretirken, Türkiye'nin en zengin mutfaklarından biri olan Mardin mutfağının ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtılması büyük önem taşıyor. Bu anlayışla düzenlenen Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali, İstanbul'da Mardin'in kadim mutfak kültürünü başarıyla vitrine çıkardı.

İstanbul'da Mardin Rüzgârı Esti

Festival Başkanı Ünlü Danışman Şef Ali Demir tarafından aylar süren hazırlıkların ardından organize edilen Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali, 19 Temmuz 2026 Pazar günü İstanbul Fatih'te büyük bir katılımla gerçekleştirildi.

Oldukça kapsamlı ve zorlu bir organizasyon olan festival, profesyonel planlaması, yüksek katılımı ve kusursuz işleyişiyle katılımcılardan tam not aldı.

Festival boyunca Mardin'in birbirinden değerli 47 geleneksel lezzeti ziyaretçilerle buluşurken, profesyonel ve amatör şefler hünerlerini sergileyerek Mardin mutfağının zenginliğini gözler önüne serdi.

Festivalin Mimarı Ali Demir Oldu

Organizasyonun en dikkat çeken ismi hiç kuşkusuz Festival Başkanı Ali Demir oldu.

Festivalin fikir aşamasından hazırlık sürecine, yarışma organizasyonundan jüri oluşturulmasına, davetlilerin ağırlanmasından program akışına kadar organizasyonun her aşamasını bizzat takip eden Ali Demir, adeta A'dan Z'ye festivalin koordinasyonunu üstlendi.

Aylar süren titiz hazırlıkların ardından gerçekleştirilen festival, hiçbir aksaklık yaşanmadan başarıyla tamamlandı.

Katılımcılar, Ali Demir'in gösterdiği özveri, disiplin ve organizasyon başarısının festivalin başarısında en önemli etkenlerden biri olduğunu ifade etti.

Konuşmasında Mardin mutfağının yalnızca yemeklerden ibaret olmadığını vurgulayan Ali Demir;

"Amacımız yalnızca yemeklerimizi sergilemek değil; bu kadim mutfak kültürünü korumak, gelecek nesillere aktarmak ve Mardin mutfağını tüm dünyada tanınan güçlü bir gastronomi markası haline getirmektir." sözleriyle festivalin vizyonunu ortaya koydu.

Ali Demir ayrıca Mardin'in binlerce yıllık kültürel mirasının gastronomi yoluyla gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirterek, festivalde yer alan 47 geleneksel lezzetin bu mirasın en önemli temsilcileri olduğunu söyledi.

Festival sonunda organizasyona destek veren tüm kurumlara, gönüllülere, jüri üyelerine ve özellikle ailesine teşekkür eden Ali Demir, Mardin gastronomisinin uluslararası marka haline gelmesi için çalışmaların süreceğini ifade etti.

Jüri ve Organizasyonda Büyük Özveri

Festival komitesinde görev alan uluslararası ödüllü şeflerden Hülya Bektaş ile ödüllü şef Kerem Çolban, organizasyonun başarısında önemli rol üstlendi.

Her iki şef de yalnızca jüri üyeliği yapmakla kalmayıp festival boyunca gelen misafirlerle yakından ilgilendi.

İkramların hazırlanması ve sunumunda da bizzat görev alan Hülya Bektaş ve Kerem Çolban'ın fedakâr çalışmaları katılımcılar tarafından büyük takdir topladı.


Profesyonel ve Amatör Şefler Aynı Sofrada Buluştu

Festivalde çok sayıda profesyonel aşçı ile amatör yarışmacı aynı heyecanı paylaştı.

Hazırlanan yöresel yemekler, Mardin mutfağının ne kadar köklü ve zengin bir gastronomi mirasına sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Geniş Katılımlı Protokol

Festivale çok sayıda kamu yöneticisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve kanaat önderi katıldı.

Katılımcılar arasında;

Dr. Mehmet Boztepe – Bahçelievler Kaymakamı  Ahmet Çağlar – Beşiktaş Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi  Remzi Yedikardeş – Avukat, Hukukçular Vakfı Başkanı  Ramazan Denli – Bakırköy Belediye Meclis Üyesi  Yunus Dadaşoğlu – Fatih Belediye Meclis Üyesi Orhan Sancar – Yazar ve Turizmci  Adnan Şansal – Şanlıurfa Konfederasyonu Başkanı Beşir Bilgin – Bakırköy MAREV Şube Başkanı  Bekir Dündar  Kadir Delibalta – Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı yer aldı.

MARKON Başkanı İbrahim Biter, "Mardin Dünyaya Açılmalı"

Festivalde konuşan MARKON Mardin Konfederasyonu Başkanı İbrahim Biter, Mardin mutfağının kültürel miras açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

Biter, gastronominin şehirlerin en güçlü tanıtım araçlarından biri olduğunu belirterek Mardin mutfağının yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası platformlarda da hak ettiği değeri görmesi gerektiğini ifade etti.

Festivalin düzenlenmesinde emeği geçen Festival Başkanı Ali Demir'e, jüri üyelerine, gönüllülere ve katkı sunan herkese teşekkür etti.

Bu Festivalin Mardin'e Sağlayacağı Katkılar

Festivalin sağlayacağı kazanımlar şöyle sıralandı:

Mardin mutfağının ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayacak.

Gastronomi turizmini geliştirecek.

Yerel üreticilere ekonomik destek sunacak.

Unutulmaya yüz tutmuş tariflerin kayıt altına alınmasını teşvik edecek.

Genç kuşakların geleneksel mutfak kültürünü öğrenmesine katkıda bulunacak.

Kadın üreticilerin ve amatör aşçıların kendilerini göstermelerine imkân sağlayacak.

Mardin'in kültürel mirasının korunmasına destek olacak.

Yeni gastronomi yatırımlarının önünü açacak.

Mardin'in marka şehir olma yolculuğuna katkı sunacak.

Yeni Hedefler Planlanıyor

Festival Başkanı Ali Demir, etkinlik sonrasında gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, bu organizasyonun bir başlangıç olduğunu belirtti.

Ali Demir, önümüzdeki süreçte; festivali uluslararası düzeye taşımayı,  yabancı şeflerin katılımını sağlamayı,  Mardin yemeklerinin coğrafi işaret çalışmalarını desteklemeyi, gastronomi eğitim atölyeleri düzenlemeyi,  çocuklara ve gençlere yönelik yöresel mutfak eğitimleri vermeyi, Mardin lezzetlerini dijital platformlarda daha güçlü tanıtmayı, uluslararası gastronomi yarışmalarıyla iş birliği kurmayı hedeflediklerini ifade etti.

Başarılı geçen organizasyon, Mardin mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil; tarih, kültür, turizm ve ekonomik kalkınmanın önemli bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Festival Başkanı Ali Demir'in öncülüğünde gerçekleştirilen bu kapsamlı organizasyon, Mardin gastronomisinin daha geniş kitlelere ulaşması adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.

yilmazparlar@ahoo.com

Mardin Gastronomy Showcased Its Rich Heritage in Istanbul

The Mardin Cuisine Competition and Gastronomy Festival, Meticulously Organized by Festival President Ali Demir, Drew Strong Public Interest and Participation

Gastronomy is far more than food; it reflects a nation's history, culture, identity, and civilization. Regional cuisine is one of the strongest ambassadors a city can have on the global stage. As gastronomy tourism continues to generate significant economic value around the world, promoting the culinary heritage of Mardin—one of Türkiye's richest gastronomic destinations—has become increasingly important. With this vision, the Mardin Cuisine Competition and Gastronomy Festival successfully introduced the city's centuries-old culinary traditions to a wide audience in Istanbul.

The Spirit of Mardin Filled Istanbul

Organized after months of dedicated preparation by Festival President and renowned Culinary Consultant Chef Ali Demir, the Mardin Cuisine Competition and Gastronomy Festival was successfully held on Sunday, July 19, 2026, in the Fatih district of Istanbul.

This large-scale and demanding event received widespread appreciation for its professional organization, seamless execution, and strong public participation.

Throughout the festival, visitors had the opportunity to discover 47 traditional Mardin delicacies, while both professional and amateur chefs demonstrated their culinary talents, highlighting the remarkable diversity and richness of Mardin's cuisine.

Ali Demir, The Driving Force Behind the Festival

The central figure behind the event was undoubtedly Festival President Ali Demir.

From the initial concept and planning stages to jury coordination, protocol management, guest hospitality, and the overall event schedule, Demir personally supervised every aspect of the organization. His dedication, leadership, and meticulous attention to detail were widely recognized as key factors behind the festival's success.

During his speech, Ali Demir emphasized that Mardin cuisine represents much more than food.

"Our goal is not merely to showcase our dishes, but to preserve this ancient culinary heritage, pass it on to future generations, and establish Mardin cuisine as a globally recognized gastronomic brand."

He also stressed that the festival's 47 traditional dishes represent an invaluable cultural legacy that deserves international recognition.

At the conclusion of the event, Demir expressed his gratitude to all institutions, volunteers, jury members, and especially his family for their unwavering support, reaffirming his commitment to promoting Mardin cuisine on the international stage.

Outstanding Dedication from the Festival Committee

International award-winning chef Hülya Bektaş and award-winning chef Kerem Çolban, who served on the festival committee, played vital roles in ensuring the event's success.

Beyond their responsibilities as jury members, both chefs personally welcomed guests and took part in serving traditional dishes, earning admiration for their professionalism and dedication.

Professional and Amateur Chefs United

The festival brought together experienced chefs and talented amateur cooks, all sharing the same passion for preserving Mardin's culinary traditions.

Their impressive presentations once again demonstrated that Mardin possesses one of Türkiye's richest and most authentic gastronomic heritages.

Distinguished Guests Attended the Festival

The event welcomed numerous public officials, representatives of civil society organizations, and community leaders, including:

Dr. Mehmet Boztepe – District Governor of Bahçelievler Ahmet Çağlar – Board Member, Beşiktaş Football Club Inc. Remzi Yedikardeş – Attorney and President of the Lawyers Foundation Ramazan Denli – Member of Bakırköy Municipal Council Yunus Dadaşoğlu – Member of Fatih Municipal Council Orhan Sancar – Author and Tourism Professional Adnan Şansal – President of the Şanlıurfa Confederation Beşir Bilgin – President of the Bakırköy MAREV Branch Bekir Dündar Kadir Delibalta – President of the Confederation of Headmen (Mukhtars)

MARKON President İbrahim Biter, "Mardin Must Reach the World"

MARKON Mardin Confederation President İbrahim Biter emphasized the importance of preserving Mardin's culinary heritage and underlined gastronomy's role as one of the strongest tools for promoting cities internationally.

He thanked Festival President Ali Demir, the jury members, volunteers, and everyone who contributed to the successful organization of the festival.

Benefits of the Festival

The festival is expected to:

Increase national and international recognition of Mardin cuisine.

Strengthen gastronomy tourism.

Support local producers and regional businesses.

Help preserve traditional recipes for future generations.

Encourage young people to embrace their culinary heritage.

Create opportunities for women producers and amateur chefs.

Protect Mardin's cultural identity.

Encourage new gastronomy investments.

Enhance Mardin's reputation as a leading gastronomic destination.

Future Plans

In our exclusive interview following the event, Festival President Ali Demir described this festival as only the beginning.

He announced plans to: Expand the festival internationally. Invite renowned chefs from abroad. Support geographical indication (GI) projects for Mardin dishes. Organize gastronomy workshops and culinary education programs. Develop educational projects for children and young people. Promote Mardin cuisine more effectively through digital platforms. Establish partnerships with international gastronomy competitions.

The successful completion of this challenging organization once again demonstrated that Mardin cuisine represents far more than food—it is a valuable cultural, historical, touristic, and economic asset. Under the leadership of Festival President Ali Demir, the event marked another important milestone in introducing the rich culinary heritage of Mardin to broader

yilmazparlar@yahoo.com

BeautyEurasia 2026-Yılmaz Parlar

    Fuarcılığın Gücü İstanbul’da, 677 Milyar Dolarlık Güzellik Sektörü BeautyEurasia’da Buluştu Türkiye’nin uluslararası ticaret ve ihracat ...